ODTÜ Mimarlık Fakültesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü’nde edindiği teknik ve malzeme bilgisini, Paris ve İstanbul’da aldığı sanat eğitimleriyle derinleştiren sanatçı, heykel tutkusunu İstanbul’daki atölyesinde kendine özgü bir dil ile sürdürmektedir.
Paris’te katıldığı bir seminer sırasında heykeltıraş Pablo Atchugarry ile tanışması, sanat pratiğinde önemli bir dönüm noktası olmuş; figüratif çalışmalarının yanı sıra soyut formlara yönelmesine ilham vermiştir.
Japonya’da katıldığı kâğıt katlama sanatına yönelik atölyelerde Doğu felsefesinin ve mistisizmin derinliğiyle tanışan sanatçı, bu deneyimi üretimlerinin merkezine taşımıştır. Kirigaminin kırılgan ve zarif estetiğini dayanıklı dış mekân heykellerine dönüştürerek kendine özgü bir imza dili oluşturmuştur.
UNESCO’ya bağlı International Plastic Arts Association üyesi olan sanatçının eserleri, yurt içinde ve yurt dışında çok sayıda solo ve karma sergide sanatseverlerle buluşmuştur. Paris, Miami, Cannes, Londra ve New York gibi önemli sanat merkezlerinde düzenlenen uluslararası fuarlarda sergilenmiştir.
Sanatçı, Atatürk Kültür Merkezi’nde solo heykel sergisi açan ilk isim olmasının yanı sıra, kurumun ilk kalıcı heykeline de imza atmıştır. Ayrıca, Cumhuriyet’in 100. yılı kapsamında Londra’daki National Museum of History’de gerçekleştirilen özel sergide yer alan sekiz sanatçıdan biri olmuştur.
Eserleri, bugün farklı coğrafyalarda koleksiyonerler ve sanatseverlerle buluşmaya devam etmektedir.
Beste Alperat’ın eserleri, Türkiye’de ve dünyanın önemli sanat merkezlerinde düzenlenen solo ve karma sergilerde izleyiciyle buluşmuştur.
Beste Alperat’ın üretimleri; Doğu felsefesi, doğanın döngüsü ve karşıtlıkların birlikteliği üzerine kuruludur. Her eser, düşüncenin malzemeyle kurduğu özgün bir diyaloğa dönüşür.
Kâğıdın kırılgan ve zarif çizgileri, kalıcı heykel formlarında yeniden hayat bulur.
Zaman, mekân ve doğa birbirinden ayrılmadan bütüncül bir yaklaşımla ele alınır.
Bitkiler, hayvanlar ve doğal hareketler eserlerin temel çıkış noktalarını oluşturur.
Işığın formlar üzerinde oluşturduğu değişim, eserin anlatısının bir parçasına dönüşür.
Figüratif anlatım, hareket ve duyguyu taşıyan özgün soyut biçimlerle buluşur.
Narin görünen formlar, dayanıklı malzemeler kullanılarak güçlü heykellere dönüştürülür.
Beste Alperat’ın eserleri, Türkiye’de ve dünyanın önemli sanat merkezlerinde düzenlenen solo ve karma sergilerde izleyiciyle buluşmuştur.
Paris’te heykeltıraş Pablo Atchugarry ile tanışması, sanatçının figüratif çalışmaların ötesine geçerek soyut formlara yönelmesinde önemli bir dönüm noktası oldu.
Japonya’daki kâğıt katlama atölyeleri, sanatçıyı Doğu felsefesi ve mistisizmle buluşturdu. Kirigaminin zarif çizgileri, eserlerinin karakteristik diline dönüştü.
Eserleri Paris, Miami, Cannes, Londra ve New York’taki uluslararası sanat organizasyonlarında sergilenen sanatçı, üretimlerini farklı coğrafyalarda izleyiciyle buluşturmaya devam ediyor.